compelling: anlamı ve kullanımı
Bir gerekçe veya kanıt için, insanı doğruluğuna inandıracak kadar ikna edici olan.
30 Eylül 2026
Seri tarihi: 30 Eylül 2026 · Yayımlandı: 30 Eylül 2026
compelling.
Bir gerekçe veya kanıt için, insanı doğruluğuna inandıracak kadar ikna edici olan.
Burada compelling sözcüğünün gerekçe, sav ve kanıtla kullanılan “güçlü biçimde ikna edici” anlamını çalışıyoruz. Bir hikâye için “çok ilgi çekici” anlamına da gelebilir; bu iki kullanımı bağlama göre ayır. Compelling demek kanıtın hatasız olduğunu garanti etmez. Sözcüğü kullandığında gerekçeyi ikna edici kılan ayrıntıyı da göster.
The repeated equipment failures provide a compelling reason to replace the old printer before the next project begins.
Ekipmanın tekrar tekrar arızalanması, bir sonraki proje başlamadan eski yazıcıyı değiştirmek için ikna edici bir gerekçe oluşturuyor.
Şimdi anlamı kullan.
The report offers compelling evidence that the two files came from the same source: both contain the same unusual errors.
Her comparison of the two routes makes a ____ case for changing the meeting point. (compel)
Bu bir kelime pekiştirme çalışmasıdır; tam bir TOEFL sınav görevi değildir.
Üç farklı bağlam
The missing pages give us a compelling reason to request a complete copy before discussing the report.
Eksik sayfalar, raporu tartışmadan önce tam bir kopya istememiz için ikna edici bir gerekçe sunuyor.
Repeated delays make a compelling case for leaving a longer gap between appointments.
Tekrarlanan gecikmeler, randevular arasında daha uzun aralık bırakma önerisini güçlü biçimde destekliyor.
The researcher found the argument compelling because it accounted for every observation in the small dataset.
Araştırmacı, küçük veri kümesindeki bütün gözlemleri açıkladığı için savı ikna edici buldu.
Fikrini ifade et.
Bir çalışma grubunun toplantı yerini değiştirmesini öner. Compelling reason veya compelling argument kullanarak somut bir gerekçe ver; iki İngilizce cümlede gerekçenin önerinle ilişkisini açıkla.
Yazdığın metin gönderilmez. Otomatik yazı puanı verilmez; örnek ve kontrol listesiyle kendi cümleni incele.
Öğretmen notu
Compelling yalnızca övgü olarak kalmasın. Örneğin gürültü, erişim veya ekipmanla ilgili doğrulanabilir bir koşul belirt. Gerekçenin bir öneriyi güçlü biçimde desteklemesi ile bütün itirazları kesin olarak çürütmesi aynı şey değildir.
Örnek cevap ve kontrol listesi
The broken lift is a compelling reason to move our meeting to the ground floor. The new room would let everyone in the group reach the meeting without using the stairs.
- İkna edici bulduğun gerekçeyi somutlaştırdın mı?
- Compelling sözcüğünü uygun bir ismi nitelemek için kullandın mı?
- Gerekçe ile öneri arasındaki bağlantı açık mı?
Bu bir örnektir. Aynı göreve uygun farklı doğru cevaplar yazılabilir.
Gelişmiş kelimeyi, fikrini doğru ifade ettiği yerde kullan. Her cümlede zor sözcük kullanman gerekmez.
TOEFL çalışmalarına geç →Oxford 5000: C1 hedef kelime · Kaynak kontrolü: 30 Eylül 2026
Academia Eğitim